Bilgi TeknolojileriSiber Güvenlik

Firewall, IPS, WAF, DBF, DLP, EDR, XDR nedir?

“Çok Katmanlı Güvenlik Yaklaşımı: Siber Saldırılara Karşı Kapsamlı Koruma Sağlamak için Farklı Teknolojilerin Kullanımı”

Siber güvenlik, günümüzün dijital dünyasında giderek önem kazanan bir konudur. Kurumlar, siber saldırılara karşı önlem almak için farklı teknolojileri kullanarak kapsamlı bir güvenlik yaklaşımı benimsemektedirler. Bu teknolojilerin arasında güvenlik duvarı, IPS, WAF, DBF, DLP, EDR ve XDR gibi çeşitli seçenekler bulunmaktadır.

Çok katmanlı güvenlik yaklaşımı, siber saldırılara karşı kapsamlı bir koruma sağlamak için farklı teknolojilerin bir arada kullanılmasını ifade eder. Güvenlik duvarı, ağa gelen trafiği filtrelemek için kullanılırken, IPS (intrusion prevention system) ağa giren trafiği analiz ederek zararlı trafiği engeller. WAF (web application firewall) ise web uygulamalarını korumak için kullanılır. DBF (database firewall) veritabanlarını korumak için tasarlanmıştır ve DLP (data loss prevention) veri sızıntısını önlemek için kullanılır.

EDR (endpoint detection and response) ve XDR (extended detection and response) ise, saldırıların erken tespit edilmesi ve müdahale edilmesi için kullanılır. EDR, son noktalardaki (örneğin, bilgisayarlar, sunucular vb.) saldırıları tespit etmek ve müdahale etmek için kullanılırken, XDR birden fazla güvenlik teknolojisini bir araya getirerek, tüm ağı tek bir merkezden izlemek ve yönetmek için kullanılır.

Kurumlar, bu teknolojileri bir arada kullanarak, siber saldırılara karşı daha kapsamlı bir koruma sağlayabilirler. Çok katmanlı güvenlik yaklaşımı, her bir teknolojinin kendine özgü özelliklerini kullanarak, siber saldırıların farklı aşamalarında etkili bir şekilde müdahale edebilir. Bu yaklaşım, kurumların siber güvenlik risklerini minimize etmek ve veri güvenliğini korumak için önemli bir adımdır.

Güvenlik Duvarı (Firewall) Nedir?

Güvenlik duvarı (firewall), bir ağ veya cihazın diğer ağlardan veya cihazlardan gelen trafiği kontrol etmek ve istenmeyen trafiği engellemek için kullanılan bir güvenlik teknolojisidir. Temel olarak, bir güvenlik duvarı, belirli bir ağdaki trafiği kontrol etmek ve yönetmek için tasarlanmış bir ağ cihazı veya yazılım uygulamasıdır.

Güvenlik duvarları, ağlar ve cihazlar arasında bir tür filtre görevi görürler. İstemci cihazlar veya sunucular, güvenlik duvarı tarafından kontrol edilen bir ağa bağlandığında, güvenlik duvarı, gelen trafiği analiz eder ve belirli kriterlere göre engeller veya izin verir. Bu kriterler, örneğin IP adresleri, port numaraları, protokoller, uygulama katmanı verileri veya belirli bir kullanıcının kimlik doğrulaması gibi faktörlere dayanabilir.

Güvenlik duvarı, aynı zamanda çeşitli ağ saldırılarına karşı da koruma sağlar. Örneğin, güvenlik duvarı, ağa erişim sağlayan bir cihazın belirli bir portunu hedef alan saldırılara karşı koruma sağlayabilir. Bazı güvenlik duvarları, saldırılara karşı savunma yapmak için ağdaki diğer cihazlarla iletişim kurabilir veya saldırıların kaynağını tespit etmek için loglama yapabilir.

Günümüzde, güvenlik duvarları, birçok organizasyonun ağ güvenliği için temel bir gereklilik haline gelmiştir. Ayrıca, birçok güvenlik duvarı, kullanıcılara gelişmiş özellikler sağlayarak, örneğin ağ trafiğini izleme ve analiz etme, kullanıcılar arasında VPN bağlantıları oluşturma, web filtreleme, içerik denetimi ve istatistik raporlama gibi.

Popüler 5 firewall

  1. Cisco ASA: Cisco ASA (Adaptive Security Appliance), ağ güvenliği ve VPN hizmetleri sunan bir cihazdır. Yüksek güvenlik, performans ve işlevsellik sunar.
  2. Fortinet FortiGate: FortiGate, ağ güvenliği, uygulama denetimi ve VPN çözümleri sunan bir cihazdır. Güçlü güvenlik özellikleri, hızlı performans ve kolay yönetim özellikleriyle bilinir.
  3. Palo Alto Networks: Palo Alto Networks, ağ güvenliği, uygulama denetimi ve tehdit koruma hizmetleri sunar. Yüksek performans ve sıfır güvenlik açığı ile tanınır.
  4. Check Point: Check Point, ağ güvenliği, uygulama denetimi, tehdit koruma ve VPN hizmetleri sunan bir cihazdır. Geniş kapsamlı güvenlik özellikleri ve kolay yönetim özellikleri sunar.
  5. Sophos: Sophos, ağ güvenliği, uygulama denetimi, veri koruma ve tehdit koruma hizmetleri sunan bir şirkettir. Sophos, fiziksel cihazlar, sanal cihazlar ve bulut tabanlı hizmetler sunar. Sophos Firewall, kullanıcılarına kurumsal düzeyde ağ güvenliği çözümleri sunar. Sophos Firewall, gelişmiş tehdit koruması, uygulama denetimi, ağ kullanımı raporlama, web filtreleme, VPN erişimi ve diğer özellikleri içeren kapsamlı bir ağ güvenlik çözümüdür. Sophos Firewall, kolay yönetim, esnek yapılandırma ve yüksek performans ile öne çıkar.

IPS (Intrusion Prevention System) Nedir?

IPS (Intrusion Prevention System), bir ağ veya cihazın güvenliğini sağlamak için kullanılan bir güvenlik teknolojisidir. İşlevi, ağa gelen trafiği analiz etmek, anormal davranışları tespit etmek ve istenmeyen trafiği engellemek veya önlemek olarak özetlenebilir. Temel olarak, IPS, güvenlik duvarlarından daha gelişmiş bir teknolojidir ve daha etkili bir şekilde siber saldırılara karşı koruma sağlar.

IPS, ağa gelen trafiği, belirli bir dizi kurala göre izler ve analiz eder. Bu kural setleri, bilinen saldırı türleri veya anormal trafik desenleriyle eşleşen örüntüleri tanımlar. Bu sayede, IPS, ağa gelen trafiği sürekli olarak izleyerek, potansiyel saldırıları tespit eder ve engeller.

IPS, ayrıca saldırıların tespit edilmesinin yanı sıra, bu saldırılara yanıt olarak otomatik olarak müdahale edebilir. Örneğin, IPS, bir ağa yapılan bir DDoS (Distributed Denial of Service) saldırısını tespit ettiğinde, bu saldırıyı engellemek için trafiği engelleyebilir veya belli bir kaynağı bloke edebilir.

IPS, ağ trafiği analizi yaparken, birçok teknik kullanır. Bunlar arasında, paket içeriğinin analizi, protokol davranışlarının izlenmesi, imza tabanlı tespit, anomalilerin izlenmesi ve davranışsal analiz gibi teknikler yer alabilir.

IPS, birçok farklı ortamda kullanılabilir. Örneğin, ağ tabanlı bir IPS, ağa bağlı tüm cihazları kapsayan geniş bir koruma sağlar. Host tabanlı bir IPS ise, belirli bir cihazda çalışarak, yalnızca bu cihazın güvenliğini sağlar. Ayrıca, birçok IPS çözümü, farklı güvenlik katmanlarını bir arada kullanarak, daha kapsamlı bir koruma sağlamak için diğer güvenlik teknolojileriyle birlikte çalışabilir.

WAF (Web Application Firewall) Nedir?

WAF (Web Application Firewall), web uygulamalarının güvenliğini sağlamak için kullanılan bir güvenlik teknolojisidir. Web uygulamaları, web tarayıcısı üzerinden erişilebilen yazılım uygulamalarıdır ve sıklıkla çevrimiçi ödemeler, kullanıcı hesapları ve diğer hassas bilgileri işlerler. WAF, bu tür web uygulamalarına yönelik saldırıları tespit ederek ve engelleyerek, web uygulamalarının güvenliğini arttırmayı hedefler.

WAF, web uygulamalarına yönelik saldırıların tespitinde ve engellenmesinde, ağ tabanlı güvenlik teknolojilerinden farklı bir yaklaşım kullanır. Ağ tabanlı güvenlik teknolojileri, ağ trafiğinin tümünü analiz ederken, WAF, yalnızca web uygulamasına yönelik istekleri analiz eder. Bu, WAF’ın web uygulamasına yönelik saldırıları daha etkili bir şekilde tespit edebilmesini sağlar.

WAF, web uygulamalarına yönelik saldırıları tespit etmek için birçok teknik kullanır. Örneğin, WAF, web uygulaması trafiğini analiz ederek, saldırganların girişimlerini tespit edebilir. WAF, ayrıca web uygulamasının işleyişini anlayarak, doğru olmayan veya beklenmeyen davranışları engelleyebilir.

WAF, birçok farklı ortamda kullanılabilir. Örneğin, ağ tabanlı bir WAF, bir web sunucusu önündeki tüm web trafiğini analiz eder. Host tabanlı bir WAF ise, bir web sunucusuna doğrudan yüklenerek, yalnızca bu sunucunun güvenliğini sağlar. Cloud tabanlı bir WAF, bulut ortamında çalışır ve web uygulamalarını korumak için kullanılabilir.

WAF’ın avantajları arasında, web uygulamalarına yönelik saldırıların tespit edilmesi ve engellenmesi, veri kaybının önlenmesi, PCI uyumluluğu ve saldırıların analizi ve raporlanması yer alır. WAF, web uygulamalarının güvenliğini arttırmak için önemli bir araçtır ve herhangi bir web uygulamasının güvenliğinin sağlanması için düşünülmesi gereken bir teknolojidir.

DBF (Database Firewall) Nedir?

DBF (Database Firewall), veritabanı uygulamalarının güvenliğini sağlamak için kullanılan bir güvenlik teknolojisidir. Veritabanı uygulamaları, çevrimiçi ödemeler, kullanıcı hesapları, kişisel bilgiler ve diğer hassas veriler gibi önemli verileri işlerler. DBF, bu verilerin güvenliğini arttırmak ve saldırılardan korumak için tasarlanmıştır.

DBF, bir güvenlik duvarı gibi çalışır ve veritabanı uygulamalarına yönelik saldırıları tespit ederek ve engelleyerek, verilerin güvenliğini arttırır. Veritabanı uygulamalarına yönelik saldırıların tespiti, ağ tabanlı güvenlik teknolojilerinden daha farklı bir yaklaşım gerektirir. Çünkü bu tür saldırılar, genellikle doğru kimlik bilgileri ile yapıldığı için ağ tabanlı güvenlik teknolojileri tarafından tespit edilmesi zordur.

DBF, veritabanı uygulamalarına yönelik saldırıları tespit etmek için birçok teknik kullanır. Örneğin, DBF, veritabanı trafiğini analiz ederek, saldırganların girişimlerini tespit edebilir. DBF, ayrıca veritabanı uygulamasının işleyişini anlayarak, doğru olmayan veya beklenmeyen davranışları engelleyebilir.

DBF, birçok farklı ortamda kullanılabilir. Örneğin, ağ tabanlı bir DBF, bir veritabanı sunucusu önündeki tüm veritabanı trafiğini analiz eder. Host tabanlı bir DBF ise, bir veritabanı sunucusuna doğrudan yüklenerek, yalnızca bu sunucunun güvenliğini sağlar. Cloud tabanlı bir DBF, bulut ortamında çalışır ve veritabanı uygulamalarını korumak için kullanılabilir.

DBF’nin avantajları arasında, veritabanı uygulamalarına yönelik saldırıların tespit edilmesi ve engellenmesi, veri kaybının önlenmesi, PCI uyumluluğu ve saldırıların analizi ve raporlanması yer alır. DBF, veritabanı uygulamalarının güvenliğini arttırmak için önemli bir araçtır ve herhangi bir veritabanının güvenliğinin sağlanması için düşünülmesi gereken bir teknolojidir.

DLP (Data Loss Prevention) Nedir?

DLP (Data Loss Prevention), hassas verilerin izinsiz kullanımına veya kötü niyetli amaçlarla kaybolmasına karşı korumak için tasarlanmış bir güvenlik teknolojisidir. DLP teknolojisi, bir organizasyonun hassas verilerinin korunmasını sağlayarak, veri kaybı veya veri ihlallerini önler.

DLP, kurum içi ve dışı veri hareketlerini izleyerek, hassas verilerin yanlışlıkla veya kötü niyetle paylaşımını engeller. Bu veriler arasında, müşteri bilgileri, kredi kartı bilgileri, finansal bilgiler, tıbbi kayıtlar ve diğer önemli veriler yer alabilir.

DLP teknolojisi, verilerin hareketlerini izleyen ve doğru kimlik doğrulaması yapılmayan cihazlardan gelen verileri engelleyen birçok teknik kullanır. Örneğin, DLP, bir organizasyonun ağını izleyerek, hassas verilerin doğru bir şekilde korunup korunmadığını kontrol eder. Ayrıca, DLP, şirketin mobil cihazlarını da izleyerek, bu cihazlarla ilgili veri kaybı risklerini azaltır.

DLP, aynı zamanda bir organizasyonun yazılım güvenliğini de izler. DLP, yazılım tarafından işlenen ve depolanan verileri izler ve bu verilerin hassasiyetine göre sınıflandırır. Bu sayede, yazılım tarafından işlenen ve depolanan verilerin izinsiz kullanımına karşı koruma sağlanır.

DLP, birçok farklı ortamda kullanılabilir. Örneğin, ağ tabanlı bir DLP, bir organizasyonun ağını izleyerek, hassas verilerin doğru bir şekilde korunup korunmadığını kontrol eder. Host tabanlı bir DLP, bir sunucuya doğrudan yüklenerek, sadece bu sunucunun güvenliğini sağlar. Cloud tabanlı bir DLP ise, bulut ortamında çalışır ve hassas verileri korumak için kullanılabilir.

DLP’nin avantajları arasında, hassas verilerin izinsiz kullanımının engellenmesi, kurum içi ve dışı veri hareketlerinin izlenmesi, PCI uyumluluğu, veri kaybının önlenmesi ve saldırıların analizi ve raporlanması yer alır. DLP teknolojisi, bir organizasyonun hassas verilerini korumak için önemli bir araçtır ve herhangi bir veri kaybının önlenmesi için düşünülmesi gereken bir teknolojidir.

EDR (Endpoint Detection and Response) Nedir?

EDR (Endpoint Detection and Response), bir ağdaki son noktalarda (endpoint) meydana gelen olayları (event) izlemek, tespit etmek ve cevaplamak için tasarlanmış bir güvenlik teknolojisidir. EDR, bir organizasyonun güvenlik açıklarını izlemek ve tehlikeli aktiviteleri tespit etmek için kullanılır.

EDR teknolojisi, bir organizasyonun son noktalarında meydana gelen herhangi bir etkinliği izler. Bu etkinlikler arasında, kötü amaçlı yazılım bulaşması, ağ trafiği anomalisinin tespiti, veri kaybı girişimleri, yetkisiz cihazların ağa bağlanması ve diğer tehlikeli olaylar yer alabilir.

EDR, son noktalardaki verileri analiz ederek, bir organizasyonda meydana gelen güvenlik tehditlerini tespit etmek için birçok teknik kullanır. Örneğin, EDR, son noktalardaki kötü amaçlı yazılım bulaşmasını tespit etmek için, saldırganların kullandığı zararlı yazılım davranış kalıplarını izleyebilir. Ayrıca, EDR, bir organizasyonun ağındaki trafik anomalisini tespit etmek için ağ trafik analizini kullanır.

EDR, aynı zamanda bir organizasyonun zayıf noktalarını da izleyebilir. Örneğin, EDR, bir organizasyonun son noktalarındaki yazılım açıklarını izleyerek, bu açıkların potansiyel olarak kötü amaçlı yazılımlar tarafından sömürülüp sömürülemediğini izleyebilir. Bu sayede, EDR, bir organizasyonun güvenliğini güçlendirebilir.

EDR’nin avantajları arasında, bir organizasyonun son noktalarındaki güvenliği artırması, saldırıların tespit edilmesi, saldırıların engellenmesi, saldırıların analizi ve raporlanması yer alır. EDR teknolojisi, bir organizasyonun güvenliği için önemli bir araçtır ve herhangi bir güvenlik tehdidinin tespit edilmesi ve önlenmesi için düşünülmesi gereken bir teknolojidir.

 XDR (Extended Detection and Response) Nedir?

XDR (Extended Detection and Response), bir organizasyonun ağındaki farklı kaynaklardan (çeşitli son noktalardan, ağ cihazlarından, bulut servislerinden vb.) gelen verileri birleştirerek, daha geniş kapsamlı ve koordineli bir güvenlik tehdidi tespiti, yanıtı ve raporlama sunan bir güvenlik teknolojisidir.

Geleneksel bir güvenlik stratejisi, farklı güvenlik cihazları ve uygulamalar arasında ayrılmış verileri kullanırken, XDR, ayrıntılı bir görünüm sağlayarak, tüm güvenlik tehditlerinin tam bir resmini sunar. Bu, bir organizasyonun daha kapsamlı bir güvenlik anlayışına sahip olmasına ve daha etkili bir şekilde tehditlere karşı yanıt vermesine olanak tanır.

XDR, bir organizasyonun güvenlik tehditlerini tespit etmek ve cevaplamak için birçok teknolojiyi bir araya getirir. Bu teknolojiler arasında, IPS (Intrusion Prevention System), SIEM (Security Information and Event Management), UEBA (User and Entity Behavior Analytics) ve diğerleri yer alabilir.

XDR, güvenlik verilerini toplama, merkezi olarak analiz etme ve raporlama yeteneği sayesinde, bir organizasyonun siber saldırılara karşı daha iyi hazırlanmasını sağlar. Örneğin, XDR, bir organizasyonda tespit edilen bir güvenlik açığına yönelik tüm güvenlik olaylarını bir arada göstererek, daha hızlı ve daha doğru bir cevap verilmesine olanak tanır.

XDR’nin avantajları arasında, daha geniş bir kapsamda tüm güvenlik tehditlerinin tespit edilmesi, yanıt verilmesi ve raporlanması yer alır. Ayrıca, XDR, birden fazla güvenlik teknolojisini birleştirdiği için, bir organizasyonun güvenlik sistemlerinin yönetimi daha kolay ve daha verimli hale gelir.

XDR, son zamanlarda popüler bir güvenlik teknolojisi olmuştur çünkü günümüzdeki siber tehditler, organizasyonların daha geniş bir kapsamda güvenlik bilgisi sağlamalarını gerektirir. Bu nedenle, XDR, güvenlik açığı tespiti, tehdit tespiti ve yanıt verme sürelerini hızlandırmak için bir organizasyonun güvenlik stratejisi içinde düşünülmelidir.

Güvenlik duvarı, IPS, WAF, DBF, DLP, EDR ve XDR gibi teknolojiler, siber saldırılara karşı önemli bir koruma sağlarlar. Bu teknolojiler, siber saldırıları tespit etmek ve müdahale etmek için kullanılırlar. Her bir teknolojinin kendine özgü özellikleri vardır ve birçok kurum, bu teknolojileri bir arada kullanarak daha kapsamlı bir koruma sağlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu